ENFLASYON KARŞINDA ERİYEN ASGARİ ÜCRET SORUNU
Yeni bir yıla doğru girerken bir yılın daha sonu geliyor
ve her yılsonu yaklaştıkça gündemde yine Asgari
ücrete yapılacak olan zam. Yükselen enflasyon rakamlarının tüm çalışanların
özellikle asgari ücretlilerin satın alma gücündeki hızlı azalmaya yol açması,
önceki yıllara göre bu sene yapılan tartışmaları daha hararetli hale
getirmiştir. Harareti artıran diğer bir neden de ufukta erken seçim gördüğünü
söyleyen muhalefetin sesini yüksek tonda artırarak vaadlerde bulunması ve Cumhur
İttifakının buna karşı aksiyon alması.
TÜİK’in açıkladığı son veriler ışığjnda enflasyona
değinirsek; TÜFE’deki yıllık artış 20021 yılı için %19,89 olarak
gerçekleşmiştir. 901 çeşit ve 415 maddeden oluşan bir TÜFE endeksi sepeti. TÜFE
sepeti genel artış oranını göstermektedir. Sepeti oluşturan ana harcama
gruplarına baktığımızda Asgari ücretlinin 415 maddeyi tükettiğini söylemek
mümkün değildir elbette. Asgari ücretle çalışan kesimin en büyük harcama
kalemleri GIDA ve KONUT giderleridir. Yani bu kesimin hissettiği enflasyon
genel TÜFE oranından ayrışmaktadır. Bu iki kalemdeki yıllık artış TÜİK
verilerine göre; Gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık değişime oranı %27,41
Konut’ta yıllık değişime oranı %21,30 olarak kaydedilmiştir.
Yani Asgari ücretlinin harcamaları kabaca 3/1’i konut ve
3/2’si ise gıda harcamalarından oluşmaktadır. Bu iki harcama grubu açısından
baktığımızda Asgari ücretlinin hissettiği enflasyon TÜİK verilerine göre %25
civarındadır. Ücret bazında ifade edersek Asgari ücretlinin geliri geçtiğimiz
yıl en az 4/1 oranında erimiştir. Ücretlerdeki bu erime telafi edilmek
isteniyorsa yapılacak zam en az %25 olmalıdır. Fakat piyasaya baktığımızda
konut ve gıda artışlarının son bir yıl içinde resmi rakamların çok üstünde
olduğunu görüyor biliyoruz. Önümüzdeki yıl hem dünyada hem Türkiye’de enflasyon
hızında bir azalma beklenmediğini çoğu uzman söylemektedir. Başta ABD olmak
üzeri siyasiler olumlu hava oluşturmak için enflasyonun azala
cağını söyleseler
de pandemi ile birlikte oluşan ekonomik daralma enflasyonun kalıcı olduğunu
işaret etmektedir. Dolayısıyla Asgari ücrete zam oranı %25’ten az olmamalıdır
ki çalışan enflasyon karşısında ezilmesin.
Özlü
söz;
“İnsanda ekonomi fikri olmayınca, sade para değil, asıl kıymetlisi zaman da
kayboluyor.” (Ahmet Hamdi Tanpınar)
Yorumlar